tren ılık ritme daldırılmış bir tutam müziği tayin ederken, eli uzandı böreğe, börek sıcaktı, sanki hava üflüyordu evrene. "pırasalar karamelize olunca sıcaklığını korur" dedi içinden bilmişçe. bu cümleyi tam anlamıyla kurmanın arifesinde aklından geçenler de gösteriyor ki, "keşke"leri evinde unutmuştu, biraz alkohol öncesinde.
uzandı. kafası ise pencere kenarında. tam o sırada ritme bal damladı, iki vuruş arası ne güzel. gözler açık uyunur mu? samanyoluna giden bu tren, yıldızları koyuverdi önüne. bazı ağaçlar, bazı tüneller gördü. bazı ışıklar belirdi, bazı göklere daldı, bazı nehirler işitti. pozisyonunu bozmadan bozuk paralarını saydı cebinden çıkarıp, -gıdısını buruşturmasına vesile oldu bu- sonra yerine koymadı, zamanla elinden dağıldı kuruşlar yatağın beyaz çarşafına. önemsiz bu. daha önceki zamanlarda "geçmişi düşünüp, geleceği düşünüp" bükülen dudaklarını düşündü. pek saçma.. en güzeli, iki çuf arası bir mola vermek, hep beraber samanyoluna gitmek. oh.
iki çuf bir mola yeni motto!
YanıtlaSiliki çuf şahaneymiş.
YanıtlaSil